Bu soruşturma nedir?
25 Aralık soruşturması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/656 sayılı dosyası kapsamında 6 Mart 2012'de başlatılan ve yaklaşık 20 ay boyunca adli kolluk, fiziki takip, iletişimin tespiti ve mali kayıt incelemeleriyle yürütülen bir yolsuzluk soruşturmasıdır. Dosyada; kamu ihalelerine fesat karıştırma, rüşvet, nüfuz ticareti, kara para aklama, kamu arazilerinin usulsüz devri, medya finansmanı ve imar süreçlerine müdahale iddiaları birlikte değerlendirilmiştir.
25 Aralık 2013 sabahı için verilen arama ve gözaltı kararları, görev değişiklikleri sonrasında uygulamaya konulmadı. Savcılık talimatlarının ve mahkeme kararlarının infaz edilmemesi, soruşturmayı yürüten savcı Muammer Akkaş'ın dosyadan alınması ve sonrasında verilen takipsizlik kararı, bu dosyanın yalnızca içeriğiyle değil, durdurulma biçimiyle de kritik bir hukuki kayıt hâline gelmesine neden oldu.
Dosyaya Yansıyan Eylem Başlıkları
25 Aralık soruşturması, büyük kamu ihaleleri, medya finansmanı, taşınmaz ve imar işlemleri, vakıf/bağış ilişkileri, enerji-maden projeleri ve kamu gücünün belirli şirketler lehine kullanıldığı iddiaları etrafında şekillenmiştir. Aşağıdaki başlıklar, soruşturma belgelerinde ve kamuya açık kaynaklarda öne çıkan temel iddia kategorilerini özetlemektedir.
01 — Medya Havuzu — Sabah / ATV Satın Alma Süreci
Soruşturma belgelerinde, Sabah–ATV medya grubunun satın alınması sürecinde bazı iş insanlarından oluşturulduğu ileri sürülen bir finansman havuzu üzerinden yaklaşık 550 milyon USD tutarında kaynak toplandığı iddia edilmiştir. Bu başlıkta, Zirve Holding üzerinden yürütülen satın alma süreci, kamu ihaleleri alan şirketlerden talep edildiği ileri sürülen katkılar ve dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın koordinasyon rolüne ilişkin iddialar birlikte ele alınmaktadır. Dosyanın bu bölümü, medya sahipliği ile kamu ihalesi ilişkisi arasındaki menfaat bağını tartışmaya açmaktadır.
02 — Ciner Medya / Habertürk–Show TV Üzerindeki Müdahale İddiaları
Dosyada, Ciner Medya Grubu'na bağlı Habertürk ve Show TV yayın çizgisine yönelik siyasi müdahale iddiaları ayrı bir başlık olarak yer almaktadır. Bu kapsamda, belirli yayın politikalarının yönlendirilmesi, haber içeriklerine müdahale edilmesi ve medya yönetimi üzerinde nüfuz kurulması karşılığında menfaat ilişkileri bulunduğu ileri sürülmüştür. Mehmet Fatih Saraç'ın adı, bu medya-siyaset ilişkisi ve yayınlara müdahale iddiaları bağlamında öne çıkan aktörlerden biri olarak geçmektedir.
03 — Etiler Polis Okulu Arazisi
Etiler Polis Okulu arazisine ilişkin iddialar, kamuya ait yüksek değerli bir taşınmazın ihalesiz veya hukuka aykırı yöntemlerle belirli şirketlere devredildiği iddiasına dayanmaktadır. Soruşturma belgelerinde, yaklaşık 32 dönümlük kamu arazisinin KİPTAŞ ve bağlantılı yapılar üzerinden Bosphorus 360 hattına yönlendirildiği; bu süreçte "riskli alan" raporlarının gerçeğe aykırı biçimde kullanıldığı veya taşınmazın değerini/imar statüsünü etkileyen işlemlerin hukuka aykırı şekilde yürütüldüğü ileri sürülmüştür. Bu başlık, kamu taşınmazlarının özel şirketler lehine tahsisi ve değer aktarımı iddiaları bakımından önemlidir.
04 — Yasin El Kadı Bağlantılı İşlemler
Soruşturma belgelerinde Yasin El Kadı, Türkiye'ye giriş-çıkışları, resmi kayıtlar, şirket bağlantıları, enerji ve taşınmaz projeleri bakımından ayrı bir aktör olarak yer almaktadır. Bu başlıkta, uluslararası yaptırım listeleriyle bağlantılı geçmişi bulunan bir kişinin Türkiye'de yürütülen bazı ticari ve kamu bağlantılı işlemlerde etkin rol aldığı; bazı giriş-çıkış ve işlem süreçlerinde usule aykırı belgeler veya koruma mekanizmaları kullanıldığı ileri sürülmüştür. Ayrıca termik santral projeleri ve belirli varlıkların bu çevreye yönlendirilmesi iddiaları da aynı hat içinde değerlendirilmiştir.
05 — Büyük Altyapı İhaleleri ve Komisyon İddiaları
25 Aralık dosyasının en geniş başlıklarından biri, büyük altyapı ve ulaşım ihalelerinde belirli şirket gruplarına hukuka aykırı avantaj sağlandığı iddialarıdır. Kuzey Marmara Otoyolu, demiryolu, metro, karayolu, Marmaray bağlantılı ihaleler ve benzeri kamu projeleri bu kapsamda anılmıştır. Soruşturma belgelerinde, bazı ihaleler için yaklaşık yüzde 10 oranında komisyon veya menfaat paylaşımı öngörüldüğü; kamu ihalesi alan şirketlerin aynı zamanda medya havuzu finansmanına veya farklı menfaat aktarım mekanizmalarına dâhil edildiği ileri sürülmüştür.
06 — Maden, Enerji ve Termik Santral Projeleri
Maden ve enerji başlığı altında, kamuya ait veya kamu denetimindeki bazı enerji varlıklarının, özelleştirme ya da renovasyon benzeri yöntemlerle belirli şirketlere veya kişi gruplarına yönlendirilmek istendiği iddiaları yer almaktadır. Soruşturma belgelerinde, termik santral projelerinin Yasin El Kadı bağlantılı yapılara devredilmesine yönelik girişimler, yaklaşık 930 milyon Euro düzeyinde ekonomik değer iddiaları ve Paşaköy maden ruhsatı gibi projeler birlikte değerlendirilmiştir. Bu bölüm, enerji ve maden izinlerinin kamu yararı yerine özel menfaatler doğrultusunda kullanıldığı iddiasını konu almaktadır.
07 — TÜRGEV, Maslak 1453 ve İmar Kolaylığı İddiaları
TÜRGEV başlığı, 25 Aralık dosyasında vakıf/bağış ilişkileri ile kamu gücü arasında kurulduğu ileri sürülen menfaat bağları bakımından öne çıkmaktadır. Maslak 1453 projesi kapsamında, yüksek değerli arazi hibesi veya bağış ilişkileri karşılığında hukuka aykırı imar kolaylıkları sağlandığı iddia edilmiştir. Bu çerçevede, yaklaşık 100 milyon USD değerinde olduğu ileri sürülen arazi aktarımı ve buna karşılık çok daha yüksek ekonomik değer doğuran imar avantajlarının sağlandığı iddiaları birlikte ele alınmaktadır.
08 — Urla Villaları ve Sit Alanı İddiaları
Urla villaları başlığı, Mustafa Latif Topbaş ve bağlantılı kişiler üzerinden, birinci derece sit alanında yürütüldüğü ileri sürülen yapılaşma faaliyetlerine ilişkindir. Dosyada, koruma statüsündeki arazilerde kaçak veya hukuka aykırı yapıların inşa edildiği; sit derecesi, imar izinleri ve yapılaşma süreçlerinde kamu görevlileri, uzmanlar veya akademik kurumlar üzerinde nüfuz kullanıldığı iddia edilmiştir. Bu başlık, doğal ve kültürel koruma rejiminin özel taşınmaz menfaati lehine etkisizleştirildiği iddiası bakımından önem taşımaktadır.
09 — Sıtkı Ayan Dosyası ve İran Bağlantılı İşlemler
Sıtkı Ayan hattı, 25 Aralık dosyasıyla kesişen ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/134184 sayılı ayrı soruşturması kapsamında yürütülen paralel dosyalardan biridir. Bu dosyada, İran ambargosunun delinmesi, enerji ticareti, para transferleri ve kamu gücüyle bağlantılı menfaat ilişkileri iddiaları yer almıştır. Kamuoyuna "sıfırlama tapeleri" olarak yansıyan ses kayıtları ve İran bağlantılı ticari işlemler, bu başlığın 17–25 Aralık sürecinin genel yolsuzluk ve para transferi ağıyla birlikte değerlendirilmesine yol açmıştır.