A
Analiz
Karar yapısı
Hem 2014 yılı 17 Aralık KYOK'u (Ekrem Aydiner imzalı) hem de 25 Temmuz 2014 tarihli 25 Aralık KYOK'u (Fidan, Uçar, Aydoğdu), benzer hukuki çelişkiler taşır:
Ortak hatalar
- Delillerin değerlendirilmemesi. Soruşturmada toplanan banka transferleri, dinleme tutanakları, BDDK raporları, sahte evrak ve fiziki delillere kararlarda atıf yapılmaz.
- Bilirkişi raporlarının görmezden gelinmesi. Soruşturma süresince hazırlanan bilirkişi raporları kararda tartışılmaz.
- Şüpheli ifadelerinde delillerin sorulmaması. Şüpheliler ifadeleri alınırken, kendilerine yöneltilen iddialardaki somut belge ve transferler hakkında sorulmaz.
- "Yeterli delil bulunamamıştır" gerekçesinin yapaylığı. Dosyadaki delil hacmi, "yeterli delil bulunmaması" sonucunu hukuken imkânsız kılar.
Karşı görüş için kapı bırakılmaması
Olağan KYOK kararları, somut delillerin nasıl yorumlandığını ve neden suç oluşturmadığını açıklar. Bu iki kararda böyle bir analiz bulunmaz — bu yokluk, kararların hukuki niteliğinin ötesinde örtbas iradesinin göstergesidir.
Akademik değerlendirme
Birden fazla hukuk akademisyeni, bu KYOK'ları "Türkiye yargı tarihinde sahte takipsizlik kararlarının paradigmatik örneği" olarak kayda geçirmiştir. Karşılaştırmalı analiz için: karşı dava gerekçe eleştirisi.